Tourexpi
Nobel
ödüllü Midillili şair Odysseas Elytis’in “Dünyanın hiçbir yerinde güneş ve ay
bu kadar ahenk içinde batmaz” sözleriyle tarif ettiği Midilli (Lesvos) adası,
doğal güzellikleri, eşsiz plajları, bozulmamış dokusu, Arnavut kaldırımlı dar
sokakları, köklü tarihi, zengin kültürel varlıkları, pitoresk köyleri, yemyeşil
dağlık manzarası, renkli festivalleri, canlı gece hayatı, iştah kabartıcı
mutfağı ve misafirperver insanlarıyla Türk turistlerin seyahat rotalarında yer
alan özel destinasyonlardan biri olmayı sürdürüyor.
CENEVİZ,
OSMANLI, BİZANS İZLERİ
Bu
tabloya, antik çağlardan günümüze uzanan mimari miras da eşlik ediyor. Antik
Yunan’dan Roma ve Bizans’a, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerinden günümüz
Yunanistan’ına uzanan tarihsel süreçte farklı uygarlıkların izlerini bir arada
taşıyan Midilli’de, Venediklilerden kalma Midilli Kalesi’nden, adada sayıları
100’e yaklaşan Osmanlı dönemine ait cami, çeşme, hamam ve diğer yapılara,
Bizans kiliseleri ile Roma su kemerine kadar geniş bir yelpazede uzanan bu
miras, zamana meydan okurcasına Midilli’de günlük yaşamla iç içe varlığını
sürdürürken, bu çok katmanlı miras, sezon boyunca tarih ve kültür meraklısı
ziyaretçilerin ada gezilerinin ana eksenini oluşturuyor.
UNESCO
LİSTESİ’NDEKİ FOSİL ORMAN, AVRUPA’NIN ÖNEMLİ KUŞ GÖZLEM MERKEZLERİNDEN KALLONİ
UNESCO
Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Taşlaşmış Orman ve Müzesi ise milyonlarca yıl
öncesine uzanan jeolojik oluşumlarıyla, doğa turizmi açısından adanın en çok
ziyaret edilen noktaları arasında yer aldı.
Doğa temelli turizmin bir diğer önemli ayağını, 200'den fazla farklı kuş
türüne ev sahipliği yaparak Midilli’yi Avrupa’nın önemli kuş gözlem
merkezlerinden biri haline getiren Kalloni Körfezi ve Tuz Gölü çevresi
oluşturdu. Ada merkezinde ise farklı bir tempo hakimdi. Mytilini (Mytilene),
gündüz alışverişin yoğunlaştığı caddeleri, akşam saatlerinde hareketlenen
sokakları, tavernalar ve barlarıyla sezon boyunca ada turizminin sosyal buluşma
noktalarından biri oldu.
ORTAÇAĞ
MASALINI ANDIRAN MOLİVOS, OLYMPOS DAĞI’NIN ETEKLERİNE KURULAN AGİASOS
Adanın
kültürel ve geleneksel dokusunu yansıtan yerleşimler de ziyaretçi
hareketliliğinin önemli durakları arasında yer aldı. Geçmişte Türk tarihi
açısından da önem taşıyan isimler ünlü Türk denizcisi Barbaros Hayrettin Paşa
ile Vatan ve Hürriyet şairi Namık Kemal, ünlü Yunan yazar Stratis Mirivilis,
şair Alcaeus ve ünlü antik lirik şair Sappho gibi isimlere ev sahipliği yapan
Midilli’de, Sappho’nun doğum yeri Eressos, kale manzarası ve taş evleriyle bir
Ortaçağ masalını andıran Molivos, kum plajları ve renkli taş evleriyle Petra
ile Olympos Dağı’nın eteklerine kurulan geleneksel mimarisiyle Agiasos, sezon
boyunca binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırladı.
MİDİLLİ
TURİZMİNİ DROSOS TARNARAS İLE KONUŞTUK
Feribot
seferlerinden kapıda vize uygulamasına, Türk ve Avrupa pazarlarının
dengelenmesinden konaklama tercihlerine kadar pek çok başlıkta dönüşüm yaşayan
Midilli, “çok ziyaretçi” yerine “doğru ziyaretçi” yaklaşımıyla ilerliyor. Ada
turizminin bugün geldiği noktayı ve önümüzdeki döneme dair beklentileri, işin
mutfağında olan bir isimle WOM Hospitality’nin kurucusu ve Yunanturizmci
adıyla, otelcilik ve Yunan-Türk turizm projeleri üzerine içerik üreten Drosos
Tarnaras ile konuştuk.
TÜRK
TURİSTİN EGE’DEKİ GÖZDE DURAĞI
Soru:
Son yıllarda Türk turistin Ege’deki gözde duraklarından biri haline gelen
Midilli’de, rekorlarla geçen 2024’ten sonra, 2025 size nasıl bir tablo sundu?
Cevap:
2025, 2024’teki rekoru tekrar etmese de Lesvos açısından son 15 yılın en iyi
ikinci performansının yakalandığı bir sezon oldu. Açıkçası ada için “kötü bir
yıl” demek haksızlık olur. Hatta daha da önemlisi, Midilli’nin artık ne yapmak
istediğini bilen, daha net bir gelişim fazına girdiğini söyleyebilirim. Bu
sezon iki kıyı arasındaki hatta yeni feribot seferleri eklenmiş olsa da, adaya
gelen Türk turist sayısında yaklaşık yüzde 7’lik sınırlı bir düşüş yaşandı. Bu
gerileme daha çok kısa süreli, hafta sonu ziyaretlerinde hissedildi ve genel
sezon performansını belirleyici ölçüde etkilemedi.
2025
açısından özellikle olumlu olan nokta, yoğun sezonlar dışında da ziyaretçi
akışının devam etmesiydi. Midilli’nin bazı köyleri, kış aylarında yavaş ama
istikrarlı bir şekilde daha fazla ziyaretçi çekmeye başladı. Ada turizminin yıl
geneline yayılmaya başladığını işaret eden bu tablo biz turizmciler adına
sevindirici bir gelişme.
AVRUPA PAZARINDA SON YILLARIN EN YÜKSEK PERFORMANSI
Soru: Türk pazarında sınırlı bir yavaşlama yaşanırken,
Avrupa pazarı 2025’te nasıl bir seyir izledi?
Cevap: Avrupa pazarında tablo oldukça güçlüydü.
Yaklaşık 25 bin charter seferiyle sezon tamamlandı ve bu rakam son yılların en
yüksek performansları arasında yer aldı. İskandinav ülkeleri, İngiltere ve
Hollanda ana pazarlar olmayı sürdürürken, bu yıl ilk kez Romanya’dan da anlamlı
sayıda misafir ağırladık. Temmuz ayıyla birlikte İsrail pazarının geri dönmesi
de ada turizmi adına sevindirici bir gelişme oldu. Polonya, Belçika, Slovenya,
Romanya, Avusturya ve Çek Cumhuriyeti’nden gelen ziyaretçilerin ilgisi de
istikrarlı şekilde devam ediyor. Tüm bu tabloya bakıldığında, 2025’in Midilli
için verimli ve sağlam bir sezon olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ada artık
daha planlı, daha net ve geleceğe dönük bir turizm çizgisine oturuyor.
TESİSİMİZDE GEÇEN YILA KIYASLA DAHA GÜÇLÜ BİR
PERFORMANS YAKALADIK
Soru: Yunanistan’da Ege Üniversitesi’nde, Türkiye’de
ise Boğaziçi Üniversitesi’nde işletme ve turizm eğitimi aldıktan sonra sektöre
adım attınız. Bugün kendi kurduğunuz otelle Midilli’de misafirlerinizi
ağırlıyorsunuz. İşin mutfağında olan biri olarak Midilli’de otelcilik ölçeğini
nasıl tanımlarsınız? Adada yaklaşık kaç otel var ve bu tablo içinde 2025
sezonunu bir otelci gözüyle nasıl değerlendirirsiniz?
Cevap: Midilli’de farklı ölçeklerde yaklaşık 30 bin
tesis var, küçük aile işletmelerinden daha yüksek kategoride otellere kadar
geniş bir yapıdan söz ediyoruz. Genel rakamlara baktığımızda sezonda ufak bir
düşüş vardı bu sezon. Ancak biz bunu kendi otellerimizde çok net hissetmedik.
Hatta çoğu tesisimizde geçen yıla kıyasla daha güçlü bir performans
yakaladığımızı söyleyebilirim. Bunun temel nedeni de çok net: belirsizlik
dönemlerinde misafir risk almak istemiyor. Bildiği, güvendiği ve kaliteye
inandığı ürünü tercih ediyor. Doğru ürün, doğru hizmetle birleştiğinde her
koşulda karşılık buluyor.
DOĞRU MİSAFİRİ DOĞRU ZAMANDA ADAYA ÇEKMEK DAHA ÖNEMLİ
Soru: Bu tabloyu da düşündüğümüzde, Midilli’nin
turizmde önümüzdeki dönemde nasıl bir yön izleyeceğini düşünüyorsunuz?
Cevap: Midilli’nin artık nicelikten çok niteliğe
odaklanması gerektiğini düşünüyorum. Yatak sayısını artırmaktan ziyade, doğru
misafiri doğru zamanda adaya çekmek daha önemli. Sezonu uzatacak, gastronomi,
doğa ve kültür gibi alanları öne çıkaracak bir yaklaşımla Midilli çok daha
sürdürülebilir bir destinasyon haline gelebilir. Bu dönüşüm zaten yavaş yavaş
başladı.
TÜRK PAZARI İSE BİZİM İÇİN HER ZAMAN ÇOK KIYMETLİ
Soru: Peki 2026’ya gelirsek… Şimdiden nasıl sinyaller
alıyorsunuz?
Cevap: 2026 rezervasyonları beklediğimizden daha
hareketli başladı. Yunan iç pazarı canlı, dış pazarda da ilgi var. Büyük bir
sürpriz olmazsa dengeli, istikrarlı ve herkesin makul şekilde mutlu olacağı bir
sezon bekliyorum. Türk pazarı ise bizim için her zaman çok kıymetli; sadece
yazın değil, sezonun daha sakin dönemlerinde de adaya hayat veren bir pazar.
Özellikle Mytilene merkezindeki otellerimizde son üç yılda Türk
misafirlerimizde belirgin bir artış var. Bu çok sevindirici. Ama uzun vadede
tek bir pazara aşırı bağımlı olmak risklidir. O yüzden yeni pazarlar, daha
dengeli bir dağılım bizim için önemli.
TEK BİR PAZARA AŞIRI BAĞIMLI OLMAK SAĞLIKLI DEĞİL
Soru: 2026’ya dair tabloyu olumlu görüyorsunuz ancak
“tek bir pazara aşırı bağımlılık risklidir” vurgusu da yapıyorsunuz. Bunu
özellikle Türk pazarı açısından biraz açar mısınız?
Cevap: Türk pazarı bizim için çok kıymetli ve Midilli
turizmine ciddi bir dinamizm katıyor. Ancak aynı zamanda dış faktörlere oldukça
duyarlı bir pazar. Siyasi gerilimler, Türk lirasının euro karşısında önemli
ölçüde değer kaybetmesiyle döviz kurundaki dalgalanmalar ve bunun da Türk
ziyaretçilerin satın alma gücünü sınırlaması gibi faktörlerle beraber,
Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde yaşanabilecek ani değişimler, Türk turistin
seyahat kararlarını çok hızlı etkileyebiliyor. Bugün çok güçlü olan bir talep,
tamamen kontrolümüz dışındaki nedenlerle kısa sürede yavaşlayabiliyor. Bu
nedenle tek bir pazara aşırı bağımlı olmak sağlıklı değil. En doğrusu; Türk
pazarı güçlü şekilde korunurken, Avrupa pazarları ve Yunan iç pazarıyla dengeli
bir yapı kurmak. Böylece olası dalgalanmalara karşı daha dirençli,
sürdürülebilir bir turizm modeli oluşturulabilir.
HARCAMALAR DAHA KONTROLLÜ YAPILIYOR
Soru: Döviz kurundaki dalgalanmaların Türk
ziyaretçilerin satın alma gücünü etkilediğini söylüyorsunuz. Yıllardır ‘Türk
turist adalarda çok harcar’ algısı vardı. Bu tablo son dönemde değişmeye mi
başladı?
Cevap: Aslında burada “harcamıyor” demekten ziyade,
harcamanın biçiminin değiştiğini söylemek daha doğru olur. Türk turist hala
yeme-içmeye, iyi hizmete ve kaliteli deneyime para harcamaktan kaçınmıyor.
Ancak döviz kurundaki dalgalanmalar ve bütçe planlamasının zorlaşması,
harcamaların daha kontrollü yapılmasına neden oluyor. Eskiden daha spontane ve
geniş bütçeli kararlar alınırken, bugün misafirler neye ne kadar harcayacağını
daha önceden hesaplıyor. Konaklama ve araç kiralama süreleri kısalabiliyor, alışveriş
daha seçici hale geliyor ama restoranlar, tavernalar ve yerel deneyimler hala
güçlü talep görüyor. Özellikle gastronomi tarafında Türk misafirlerin harcama
iştahının devam ettiğini net şekilde gözlemliyoruz. Para harcamada artık daha
bilinçli ve daha planlı hareket ediyorlar. Bu da bizim açımızdan ürün
kalitesini, fiyat-performans dengesini ve misafire sunulan deneyimi daha da
önemli hale getiriyor.
TÜRK TURİSTLERİN ADADA YARATTIĞI TOPLAM HARCAMA 75-80
MİLYON EURO SEVİYELERİNDE
Bu tabloyu rakamlarla da düşündüğümüzde, Türk
turistlerin Lesvos adasında yarattığı ekonomik büyüklüğü nasıl okumak gerekir?
Türk misafirler adada ortalama ne kadar harcama yapıyor?
Cevap: Bu konuda elimizde oldukça net veriler var. N
Dergisi’nin yakın zamanda paylaştığı ve Insete araştırmasına dayanan rakamlara
göre, 2024 yılında Kuzey Ege’yi ziyaret eden Türk turistlerin ortalama günlük
harcaması 202 euro seviyesinde gerçekleşti. Ortalama kalış süresi ise 3,4 gün
oldu. Bu iki verinin 2025 yılında da büyük ölçüde korunduğu ve Lesvos’u ziyaret
eden Türk turist sayısının yaklaşık 110-115 bin bandında gerçekleştiği
varsayıldığında, Türk turistlerin adada yarattığı toplam harcamanın 75-80
milyon euro seviyelerine ulaştığını söylemek mümkün. Bu da şunu net biçimde
gösteriyor: Türk turist daha planlı hareket etse de, adaya geldiğinde yeme-içme
başta olmak üzere yerel deneyimlere ciddi bir ekonomik katkı sunmaya devam
ediyor. Bu da yerel esnaf ve tüm işletmeler için çok değerli.
İŞLETMELER TÜRK MİSAFİRLERİNİ ÇOĞU ZAMAN BİR MÜŞTERİ
DEĞİL, AİLEDEN BİRİ GİBİ KARŞILIYOR
Soru: Türk turistlerin konaklama tercihleri ve tatil
beklentilerini nasıl tanımlarsınız?
Cevap: Gözlemlerime göre kaliteyi fark ediyorlar ve değer
veriyorlar. Birçok misafir, merkez dışında daha sakin bölgelerde konaklamayı
tercih edebiliyor. Konaklamada daha çok geniş ve konforlu odaları tercih
ediyorlar. Temizlik ise kesinlikle pazarlık konusu değil ve bizim için de
hizmet standardının temelini oluşturuyor. Bunun yanında kahvaltı ve gastronomi
çok belirleyici. Otantik, yerel karakteri olan lezzetler misafirler üzerinde
güçlü bir etki bırakıyor. Tüm bunların doğal sonucu olarak zamanla tekrar eden
misafir sayısı artıyor. Bu da ilişkiyi klasik “misafir-işletme” çizgisinden
çıkarıp, karşılıklı güvene ve daha samimi bir bağa dönüştürüyor. Kültürel
yakınlığın da etkisiyle iletişim çok daha kolay kuruluyor. Misafirler
kendilerini evinde gibi hissederken, yerel işletmeler de onları çoğu zaman bir
müşteri değil, aileden biri gibi karşılıyor.
MİSAFİRLERİNE SAMİMİ VE RAHATLATICI BİR ATMOSFER SUNUYOR
Soru: Türk turistler açısından Midilli’yi cazip kılan
faktörler sizce neler?
Cevap: Gastronomi kesinlikle ilk sırada geliyor.
Midilli’nin mutfağı gerçekten çok güçlü; porsiyonlar cömert, lezzetler yerel ve
ortam son derece doğal. Ada hala “dokunulmamış” hissini koruyor; bu da
misafirlere samimi ve rahatlatıcı bir atmosfer sunuyor. Bunun yanında Osmanlı
döneminden kalan pek çok tarihi değer de Midilli’nin kültürel dokusunu
zenginleştiriyor ve adaya ayrı bir derinlik katıyor. Lesvos, özellikle otantik
ve kaliteli deneyimler arayan ziyaretçileri kendine çekiyor. Doğa yürüyüşleri,
yürüyüş parkurları, gastronomi rotaları, Taşlaşmış Orman, Molyvos Kalesi ve
Theophilos Müzesi gibi kültürel duraklar bu deneyimin önemli parçaları. Yapılan
araştırmalar da bunu destekliyor. Ziyaretçilerin yaklaşık yüzde 32’si
dinlenmek, yüzde 25’i doğal güzellikler, yüzde 17’si ise kültürel keşif için
adayı tercih ediyor. Bu tablo, Midilli’nin turizm ürününü başarıyla
çeşitlendirdiğini gösteriyor. Benim hedefim ise bu güçlü altyapının yanına
yüksek ve sürdürülebilir bir hizmet kalitesi eklemek. Midilli’yi yalnızca yaz
aylarında değil, yılın farklı dönemlerinde de tercih edilen bir ada haline
getirmek mümkün. Nitekim Lesvos’un UNESCO’nun Küresel Jeoparklar Ağı’na dahil
olması da adanın çevresel ve eğitsel değeri yüksek bir destinasyon olarak
uluslararası imajını güçlendiriyor.
TÜRK MİSAFİRLERİN KENDİNİ DAHA RAHAT VE GÜVENDE
HİSSETMESİNİ ÖNEMSİYORUZ
Soru: Yüksek ve sürdürülebilir bir hizmet kalitesi
hedefinizden söz ediyorsunuz. Bu yaklaşım çerçevesinde, Türk misafirlere
yönelik özel olarak sunduğunuz hizmetler ya da uygulamalar var mı?
Cevap: Temelde tüm misafirlerimize aynı kalite
standardını sunuyoruz. Sürdürülebilirlik de zaten bu standardın her misafir
için istikrarlı şekilde korunmasıyla mümkün oluyor. Bununla birlikte, iletişim
tarafında Türk misafirlerin kendini daha rahat ve güvende hissetmesini
önemsiyoruz. Türkçe karşılama ve destek bu yüzden bizim için ekstra bir
hizmetten ziyade doğal bir yaklaşım. Bunun yanında vize süreçleriyle ilgili
gerekli belgeler konusunda misafirlerimize pratik destek sağlıyoruz, bu da
seyahat öncesi stresi azaltan önemli bir unsur. Konaklama sürecinde ise
misafirleri sadece otelde ağırlamakla yetinmiyoruz. En çok memnuniyet aldığımız
geri bildirimler; tavernalar, eğlence, yerel deneyimler ve aktiviteler
etrafında şekilleniyor. Misafirler “bir şeyler yapmak”, adayı yaşamak ve yerel
hayatın bir parçası gibi hissetmek istiyor. Biz de sunduğumuz hizmetleri bu
deneyimi destekleyecek şekilde kurguluyoruz.
SEFER SAYISINDAN ÇOK, DAHA DÜŞÜK SEZONLARDA DA
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ ÖNEMLİ
Soru: Türkiye-Midilli feribot seferleri ve ulaşım
imkanlarını yeterli buluyor musunuz? Bu konu, ada turizmini nasıl etkiliyor?
Cevap: Genel olarak Türkiye-Midilli arasındaki feribot
seferlerinin önemli bir ihtiyacı karşıladığını söyleyebilirim. Özellikle yaz
aylarında seferlerin artması, ulaşımı kolaylaştırarak Midilli’nin Türk
misafirler tarafından daha fazla tercih edilmesine katkı sağlıyor. Burada
kritik nokta ise sefer sayısından çok, bu seferlerin dolması ve özellikle daha
düşük sezonlarda da sürdürülebilir talep oluşturması daha kritik. Planlı,
dengeli ve sezonu uzatan bir yapı hedeflenmeli.
EKSPRES VİZE SAYESİNDE ÇOK SAYIDA TÜRK MİSAFİRİ AĞIRLADIK
Soru: Ekspres Vize yani Kapıda Vize uygulamasının Türk
turist talebine etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap: Kapıda vize uygulaması Türk turist talebini çok
net şekilde destekliyor. Klasik Schengen süreci birçok kişi için zaman alıcı ve
zorlayıcı olabiliyor. Ekspres Vize bu nedenle daha pratik çözümler sunuyor ve
seyahat kararını kolaylaştırıyor. Bu uygulamanın kurumsallaşması, Türkiye’den
Yunanistan’a olan turist akışındaki artışın en önemli itici güçlerinden biri
haline geldi. Adaların giriş noktalarında verilen ve yedi günlük kalışa izin
tanıyan tek girişli bu vize kolaylaştırma programı, 2025 itibarıyla Lesvos,
Chios, Kos, Samos, Rodos, Leros, Kalymnos, Kastelorizo, Symi, Limnos, Patmos ve
Samothrace olmak üzere toplam 12 Yunan adasında uygulanıyor. Rakamlar da bu
ilginin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. 2024 yılında Lesvos, verilen 27 bin
600 kapıda vize ile hızlı vize uygulamasında ilk sırada yer aldı. Onu 25 bin
vize ile Chios takip etti. 2025 yılında da Ekspres Vize sayesinde çok sayıda
Türk misafiri ağırlamaya devam ettik.
FUARLAR İLİŞKİLERİ GÜÇLENDİRİYOR SATIŞLARA KATKI SAĞLIYOR
Soru: Kapıda vize uygulamasının yarattığı bu
hareketlilik, Türkiye’de katıldığınız turizm fuarlarında Midilli’ye olan ilgide
de hissediliyor mu?
Cevap: İlgi var ama daha iyisi olabilir. Adayı bilen ve
yakından takip eden sektör profesyonelleriyle karşılaşıyoruz, bu da doğru bir
noktada olduğumuzu gösteriyor. Bununla birlikte, bu ilgiyi daha geniş kitlelere
yaymak için daha planlı ve koordineli bir katılımın faydalı olacağına
inanıyorum. Özellikle yıllar içinde yeni yüzlerin ve farklı şehirlerden
katılımcıların Midilli’ye daha fazla ilgi göstermesini isterim. Fuarların
etkisi her zaman doğrudan ve anında satış olarak görülmeyebiliyor. Çünkü planlamalar
çoğu zaman daha önceden yapılıyor. Ancak ilişkiyi güçlendirdiği için dolaylı
olarak satışlara mutlaka katkı sağlıyor. Bazen bu etkinin karşılığı aynı
sezonda bazen bir sonraki sezonda görülüyor.
TÜRK MİSAFİRLERİMİZİ ADANIN GÜZELLİKLERİNİ DENEMEYE DAVET
EDİYORUM
Soru: Öncelikle bu keyifli söyleşi için teşekkür ederiz.
Son olarak, okurlarmıza Midilli Adası için vermek istediğiniz özel bir
mesajınız var mı?
Cevap: Benim için de çok keyifliydi, teşekkür ederim.
Midilli, yakınlığı kadar samimiyetiyle de özel bir ada, Türk misafirlerimizi bu
sıcaklığı paylaşmaya davet ediyorum. Aynı masada ouzo içmek, hikayeler
paylaşmak ve karşılıklı anlayışla yakın olmak çok kıymetli. Lesvos otantik bir
ada, hızlı yaşamın ve sürekli gürültünün içinde, daha “sıcak” ve gerçek bir
nefes alma alanı sunuyor. Bu deneyimi merak edenler için, Yunanistan-Türkiye
hattında turizm, girişimcilik ve kültür başlıklarını Türkçe anlatmaya çalıştığım
Yunanturizmci kanalımda da zaman zaman gözlemlerimi paylaşıyorum. Doğrudan
iletişimde, zaman zaman daha avantajlı ya da esnek koşullar sunabiliyor; vize
için gerekli belgeler konusunda yol gösteriyor ve iptal süreçlerinde de
anlayışlı bir yaklaşım benimsiyoruz. Önemli olan, buraya gelen herkesin kendini
iyi hissetmesi ve adadan güzel anılarla ayrılması.
Fulya OMAÇ / Midilli - YUNANİSTAN
En Çok Okunan Haberler
Haberi Oku

Antalya gastronomide markalaşma yolunda ilerliyor
Yöresel ürünler için tescil atağı turizmi çeşitlendirmeyi ve yerel değerleri ekonomiye kazandırmayı hedefliyor
Haberi Oku

Bodrum Turizmi Neden Hedeflerin Gerisinde Kaldı?
Duayen Turizmci Softa’dan Bodrum ve Türkiye Turizmi İçin Çarpıcı Analizler
Haberi Oku

Aşk burada konaklıyor: Shangri-La Sevgililer Günü’nü dünya çapında kutluyor
Avrupa, Kanada, Orta Doğu, Hint Okyanusu ve Hindistan’daki on iki otel, 14 Şubat 2026 çevresinde özel deneyimler sunuyor
Haberi Oku

Türkiye’ye gelen İspanyol turist sayısı son 10 yılda dört katına çıktı
Karşılıklı turist trafiği dengelendi, doğrudan uçuş sayıları hızla artarken Fitur’da Türkiye’ye ilgi dikkat çekti
Haberi Oku

Puerto Rico FITUR 2027’nin Ülke Ortağı olacak
Karayipler ülkesi, Madrid’deki fuar aracılığıyla Avrupa pazarlarında görünürlüğünü güçlendirmeyi hedefliyor
Haberi Oku

Ryanair Avrupa genelinde romantik kış kaçamaklarını öne çıkarıyor
Almanya ve Avusturya’dan uygun fiyatlı kısa tatiller, Sevgililer Günü hafta sonu öncesinde çiftlere keyifli bir mola sunuyor
Haberi Oku

Kalkınma Yolu Projesi turizm ve seyahatte yeni bir hat vadediyor
Basra Körfezi’ndeki Faw Limanı’ndan Avrupa’ya uzanacak kara ve demir yolu bağlantısının, seyahat süresini kısaltarak destinasyonları birbirine yaklaştırması ve bölgesel hareketliliği artırması hedefleniyor
Haberi Oku

ABD’de kış sertleşiyor: Kar fırtınası seyahatleri aksatabilir
Yoğun kar, buzlanma ve aşırı soğuklar ülkenin büyük bölümünü etkisi altına alıyor. Hava koşullarının özellikle ulaşım ve seyahat planlarını zorlaştırması bekleniyor
Haberi Oku

Çanakkale Boğazı’nda batıklar turizme yeni bir soluk kazandırıyor
Tarihi savaş gemisi batıkları korunurken, Çanakkale sürdürülebilir dalış turizmi için uluslararası ölçekte yeni bir cazibe merkezine dönüşüyor
Haberi Oku

ITB Berlin 2026: DRV, Halle 25’te güçlü bir ortak stantla yer alacak
Alman seyahat sektörü için merkezi buluşma noktası | 13 ortak katılımcı | Almanya Dışişleri Bakanlığı Kriz Merkezi ilk kez stantta | Geleneksel sektör buluşması ikinci gün yapılacak
Haberi Oku

Bera Alanya Otel Kazakistan pazarında temaslarını güçlendirdi
Kazakistan’da 300’ü aşkın turizm acentesiyle yapılan toplantılarda Türkiye’nin helal turizmdeki konumu ve 2026 hedefleri ele alındı
Haberi Oku

Gen Z ve Millennials 2026’da nasıl seyahat edecek
KAYAK ve TikTok verilerine dayanan What the Future raporu, genç kuşakların yeni rotalarını ve değişen beklentilerini ortaya koyuyor
Haberi Oku

Göreme Açık Hava Müzesi 2025’te 1,18 milyon ziyaretçiye ulaştı
Kapadokya’nın simge noktalarından Göreme Açık Hava Müzesi, artan uluslararası ilgiyle Türkiye’nin en çok ziyaret edilen müzeleri arasındaki yerini korudu
Haberi Oku

Eurowings, Alman Müşteri Ödülü 2026’da üç dalda zirvede
Müşteri memnuniyeti, hizmet kalitesi ve fiyat-performans alanlarında birincilik elde eden Eurowings, tüm kategorilerde altın ödüle layık görüldü
Haberi Oku

ETİK Başkanı Mehmet İşler: Turizm sektörü artık bu yükleri taşıyamıyor
Art arda getirilen vergi ve harçların işletmeleri kapanma noktasına sürüklediğine dikkat çekildi
Haberi Oku

Kruvaziyer yolcu sayısının 2026’da 38 milyonu aşması bekleniyor
FITUR Cruises’ta sektörün geleceği ele alındı, yolcu profilinde dijitalleşme ve seçicilik öne çıktı
Haberi Oku

Küresel turizm 2025’te yüzde 4 büyüdü
Uluslararası ziyaretçi sayısı 1,52 milyara ulaştı; Afrika büyümeye öncülük ederken Asya-Pasifik toparlanmasını sürdürüyor
Haberi Oku

Louvre Müzesi’nde giriş ücretleri AB dışından gelen ziyaretçiler için artırıldı
Paris’teki dünyaca ünlü müzede yeni fiyat düzenlemesi yürürlüğe girerken, artışın bütçeye yıllık 15–20 milyon avro katkı sağlaması bekleniyor
Haberi Oku

IHG, 2026’nın ilk yarısında Çin pazarı genelindeki yeni otel açılışlarını öne çıkarıyor
Yeni tesisler, değişen seyahat alışkanlıklarını, çeşitlenen destinasyonları ve yerel kimliğe verilen artan önemi yansıtıyor
Haberi Oku

Kapadokya’da peribacaları karla beyaza büründü
Aralıklı kar yağışı, Kapadokya’nın vadileri ve doğal kaya oluşumlarında masalsı kış manzaraları oluşturdu
Haberi Oku

Antalya’da kongre turizmi küresel zirvelerle ivme kazanıyor
Diplomasi, uzay ve iklim başlıklarında düzenlenecek üç büyük uluslararası organizasyon, kenti 2026’da kongre turizminin merkezlerinden biri haline getirecek
